Sibel Can Röportaj

Sibel Can Röportaj
Dua ettikçe arındığıma inanıyorum 
Geçen yıl Umre'ye giden, namaz kılan ve sürekli dua ettiğini sık sık dile getiren Sibel Can: Çocukluğumdan beri inançlı bir insanım. Dinine bağlı bir ailede yetiştim. En ufak bir sıkıntı ya da sevinçte Allah'a dua eder ve böylece kendimi çok iyi hissederim..
 
Sanatçı kimliği ve magazin basınına yansıyan görüntüleriyle sık sık gündeme gelen ünlü şarkıcı Sibel Can; siyaset, türban ve marjinal ilişkilere dair görüşlerini Yeni Aktüel dergisine anlattı. Yeni 'first lady'miz Hayrünnisa Gül'ün bulunduğu konumun hakkını vereceğini söyleyen Sibel Can, Özsel Tortop'un sorularını yanıtladı.
 
* Sulhi Bey (Aksüt) bir röportajında 'Kuran- ı Kerim okuyorum. Yoksa gazetelerde okuduğum haberler karşısında bu kadar sakin olamazdım' demiş. Siz nasıl atlattınız o dönemi? 
Bu camianın içinden biri değil Sulhi... Aksine sanat dünyasının çok dışında. Benden dolayı da ilk dönemlerde öne çıktı. Ama farklı bir tavrı, net çizgisi ve sağlam bir karakteri olduğu için ikimiz de benim işimle normal hayatımı ayırabilme gücüne sahip olduk. 
 
İNANÇLI BİR AİLEDE BÜYÜDÜM
* Siz de üzücü olaylar yaşadığınız dönemlerde Kuran-ı Kerim okudunuz mu?
Bunlar Allah ile kul arasında olan, çok farklı bir duygu. Kimse kimsenin ne olduğunu bilemez. Çocukluğumdan beri inançlı bir insanım. Dinine bağlı, inançlarını yerine getirebilen bir ailede yetiştim. Öyle büyüdüğüm için en ufak bir sıkıntıda, üzüntüde, sevinçte, her dakika Allah'a dua eder, şükreder, teşekkür ederiz. Bu konuda Sulhi ile çok ortak yanlarımız çıktı. Tabii ki her zaman dua ederim. Ve dua ettikçe arındığımı, kendimi çok iyi hissettiğimi biliyorum.
 
* Sulhi Bey ile ailece perşembe günleri evde dua edermişsiniz... 
Evet evet, eğer işimiz yoksa yaparız. Ölmüşlerimizle, ölen bütün insanlara bir Yasin okuruz. Ölümüze sahip çıkmayı bilen bir yapımız var. Ölülerimize sahip çıkalım, çocuklarımız görsün, yarın öbür gün hepimizin gideceği yer orası. Onlar da örnek alsın. Yarın öbür gün orada bize bir dua etseler iyi olur diye düşünüyorum.
 
* Türban şu sıra çok tartışılıyor. Türbanın modernleştirilmesi gündemde. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? 
Evet yıllardır tartışılıyor ama ben katılmıyorum buna. Modernleştirilemez diye düşünüyorum. Bir insan başını bağladıysa, ki benim kız kardeşim kapalıdır; kalkıp 'modern türban takar mısın?' diye sormam kendisine. Çünkü biliyorum ki, belli bir çizgileri var ve o çizgilerin dışına çıkamaz. Gerek de yok zaten. 
 
İKİSİ DE ÇOK GÜZEL BAKIYOR
* Kaç yaşında kız kardeşiniz? 
Benden bir yaş küçük. Ben 1970 doğumluyum, o 1971'li.
 
* Sonradan mı verdi bu kararı? 
Yaklaşık altı-yedi yıl önce verdi. Kapanmak istedi, ama çarşaf değil. Çok da yakışıyor, benim de çok hoşuma gidiyor. Değişmez çünkü şu anda mutlu.
 
* Bir olaydan dolayı mı kapandı? 
Hayır, öyle arzu etti. Herkes özgür, ne yapmak istiyorsa yapabilir. Ailede sanatla sadece ben ilgileniyorum. Normalde herkes gibi yaşayan bir ailem var; geleneklerine göreneklerine bağlı, klasik Türk ailesi. Onun için kız kardeşim de böyle bir karar aldı. Saygı duymamız lazım. Şu anda modernleştirmeyeceğini biliyorum. Onun için bunu çok uzatmamak, büyütmemek lazım. Bu tip şeylerle kafa karıştırmayalım diye düşünüyorum.
 
* Bugünlerde siyaset Hayrünnisa Gül üzerinde dönüyor; Türkiye siyasetinin neredeyse gizli öznesi. Bir kadın için sizce zor bir durum mu bu? 
Tabii ki zor bir durum. Şu anda bütün gözler onun üzerinde. Ayrıca Hayrünnisa Hanım'ı da, Emine Hanım'ı da çok severim, çok saygı duyarım. Özelikle Emine Hanım'la tanışıklığımız da var, çok temiz bir ifadeleri var; çok güzel bakıyorlar. Bir kadın olarak bence bu yeterli. Fazla büyütmeye gerek yok.
 
* Hayrünnisa Hanım, First Lady'liğin hakkını verebilir yani... 
Evet kesinlikle. İnanıyorum. 
 
TELEVOLE KAMBURUNU ATTIM
* Eskiden adım adım izleniyordunuz. Nereye gitseniz peşinizde kamera vardı. Şimdi daha sakin bir hayatınız var. Hangisi sizi daha çok tatmin eden bir hayat? 
Eskisi ne kadar yanlıştı ama istemeden oluyordu. 'Padişah' albümü döneminde çok yoğun bir sahne çalışmam vardı. Haftanın beş günü sahne çalışması olunca her yerde kamera oluyordu. Kameraman ve gazeteci arkadaşlarla beraber büyüdük bir de. Kıramadığım için de hep benimle beraberlerdi ve bu bana kötü yansıdı. Ve üzerimden o 'Televole sanatçısı' kamburunu atana kadar canım çıktı. Bunu da işime sarılarak, hayatıma belli bir duvar örerek, etrafıma ve işime dört elle sarılarak, iyi şarkılar yaparak attım.
 
* Eşiniz onunla evlenmeden önceki yaşantınızla ilgili eleştiri yapıyor mu? 
Eleştirmiyor, normal karşılıyor. Genç yaşta bir sürü sorumluluk yüklendim. Bir kadın olarak sadece benim üzerimdeydi yük. Kimsenin kaldıramayacağı yükleri kaldırdım, taşıdım. Bunları bir erkek bile zor taşırdı. Onun için takdir eder beni.
 
* Sulhi Bey giyiminize karışır mı? 
Karışmaz çünkü onu inciteceğimi, üzmeyeceğimi bilir.
 
* Ama Sulhi Bey'in bazı çizgileri var ve siz de bu çizgileri biliyorsunuz...
Ben de aynı çizgileri istediğim için ortak noktalar var. Onlara dikkat ediyoruz.
 
 
Sulhi Bey ile Hakan gerektikçe görüşüyor 
* Sanat camiasında boşandıktan sonra yeni eşi ve eski eşiyle biraraya gelen sanatçılar var. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? 
Eski eşim (Hakan Ural) evlatlarımın biricik babası. İnanılmaz saygı duyarım; her zaman iyi olmasını, iyi şeyler yapmasını isterim. Ama şu andaki ortamımızda hep beraber buluşma noktaları falan olamaz. Ama çocuklarımla ilgili bir problem olduğunda bizimle irtibat kurar.
 
* Hakan Bey ve Sulhi Bey görüşüyorlar yani! 
Tabii ki, neden olmasın? Çocuklar bizimle yaşıyor. Onların okulları, bir sürü şeyi oluyor. En ufak bir şeyde rahatlıkla görüşebilirler. Ama aynı ortamda ben olmak istemem. Eşim de olmak istemez. Çocuklar için tabii ki gerektiğinde telefonla görüşülür, babaanneleri var her şeyden önce. Ben babaanne ile çok sık görüşürüm. Ama öyle yan yana gelip görüşmek istemem. 
 
RAHATSIZ ETMEK İSTEMEM
* Hakan Bey'in yeni eşiyle? 
Hiç görüşmedim. Görüşmeme gerek yok. Herkes evini, yuvasını kurmuş, belli bir düzeni var. Rahatsızlık vermek, tedirginlik yaratmak istemem. Herkes mutlu olsun. Zannediyorum o da benim için aynı şeyleri düşünüyordur.
 
* Bu şekilde ilişki yaşayanlara nasıl bakıyorsunuz? 
Herkesin özel hayatı tabii ama bana ters.Ben yapamam. O tip bir yapım yok.
 
* Çocuklarınızın böyle bir talebi oluyor mu peki? 
Hayır, kesinlikle. Orada da çok mutlular, bizimle de. Engincan ile Melisa devamlı benimle kalıyor zaten. Hafta sonu babalarına giderler. Hiçbir problem olmaz. Belli bir düzen var. Çocuklar mutlu, biz mutluyuz, karşı taraf mutlu. Böyle devam etmekte yarar var.
 
 
Kapanmaya hazır değilim 
* Örtünmeyi hiç düşünmüyorum ama eşimle Umre'ye gittim. Allah her Müslüman'a nasip etsin. Çocukluğumdan beri istediğim bir şeydi; gerçekleştirdim. Ama hacı olmak için kendimi hazır hissetmiyorum. Yıllar sonra olabilir mi bilmiyorum. Kapanmaya da hazır değilim dolayısıyla. Fırsat buldukça namaz da kılıyorum.
 
* Bir daha Umre'ye gitmeyi çok istiyorum. Fırsat bulsam, vaktim olsa her yıl gitmek isterim. Bambaşka bir ruh hali. Hindistan'a giderek veya Buda ile arınacağıma Umre, Mekke, Medine'de dua etmem daha doğru diye düşünüyorum.
 

Yorumlar

Sibel Can Fotoğrafları